Markanız ne kadar sanal, ne kadar gerçek?


Yeni yılla beraber yüklendiğimiz umutların ilk aylarında sıklıkla karşılaştığım bir konuyu masaya yatırmak istedim. “Markaların Sosyal Medyadaki Gücü”. Her an elimizden düşürmediğimiz telefon veya tabletlerimizle, ofiste genellikle PC başında milyonlarca insan sosyal medya da ne yapıyor? Amaçlı ya da amaçsız toplumsal kitleye sorsanız vakit geçirmek, sosyalleşmek, bilgi edinmek, alışveriş yapmak ve eğlenmek için cevabını verecektir. Yani anlayacağınız vatandaş sosyal medya kullanıcısı olmak için türlü sebebi sıralayabiliyor. Sabah uyandığımızda ilk yaptığımız işin sosyal medya hesaplarımızı kontrol ettiğimizi iddia eden araştırmacılar gösteriyor ki, sosyal medya tüketici ya da hedef kitleye ulaşmak için çöldeki bir vaha gibi diyebilirim. Peki, tüketici veya hedef kitle karşısında markaların sosyal medyada olma nedeni ne?


Her iki tarafında karşılıklı beklentilerine cevap bulduğunu düşünürsek evet çok yanılmayız. Sonuçta markalar tüketici ile ya da hedef kitlesiyle etkileşime girmek, tanıtım yapmak, ürün ya da hizmet satmak, marka sadakatini artırmak isteyebilir. Bunu da eğlendirerek, sosyalleştirerek ve bilgilendirerek yapması en doğal hakkıdır. Tabi bu bahsettiğim tablo kurumsallaşma yolunda emek, para ve zaman ayıran, işin ciddiyetine varmış ve çift yönlü iletişimin değerini, riskini ve tehlikesini de kavramış firmalar içindi. Bir de bu madalyonun diğer yüzü var. Popülist yaklaşımlarla bir başkası yaptı oldu, biz de yaparsak belki olur fikri, hatta daha vahimi bir başkası yaptı oldu biz de yaparsak kesin olur özgüvenine sahip sihirli bir dokunuş arayan markalar; işte bu yazı biraz sizin için. Sizce sosyal medya; pazarlama yapmanın, satış oranlarını artırmanın, markalaşmanın, kitleleri peşinden koşturmanın gerçekleştiği bu kadar basit bir mecra mı? Özellikle söylüyorum kesinlikle HAYIR…


Dejenere olmasına ortam yaratan bot hesap satıcıları, sahte tıklamalar, şişirme influencer çalışmaları ve adeta plansız programsız yapılan kampanya denemeleri. Birileri sadece ofisten oturarak yanar dönerli, uçmalı kaçmalı içerikler üreterek markları ağına düşürebiliyor, kimileri şu blogger markayı uçurur der ve bu girdap sonsuza kadar birçok iyi niyetli markayı içine çeker. Sonuç nedir dendiğinde işini bilen bir sosyal medya uzmanı daha önceden bir çalışma yaptık ama hiçbir faydasını görmedik sözlerini duyar. Markalarda da hata var tabi ki. Onlarda bu işi iyi kıvıran şirketlerin nasıl bir yol haritası çizdikleriyle, kimlerle çalıştıklarıyla, çalıştıkları insanların kazandırdığı faydayı ölçümleyebilecek raporları incelemeden, zaman ve paranın bu süreçte çok önemli yer tuttuğunu hesap etmeden sadece sonuca odaklanmasıyla ve başarısızlıkla sonuçlanmasına vesile olmaktalar. Bir sosyal medya hesabında etkili ve doğru marka ya da kurum yönetimi yapmak peki bununla mı sınırlı? Tabi ki yine HAYIR…


Dijital dünyadaki en güçlü vitrin, resmi web sayfası. Bugün hangi markayı incelesek tasarımdan, içeriğe, görsellerden, kullanıcı deneyimine kadar irdelenmesi ve yenilenmesi gereken bir sürü iş tanımı çıkmakta. Güçlü, etkili ve amaca hizmet etmeyen bir web sayfanız yoksa, marka güven inşaa eden bir yapılanma ile insan gücünden eksikse, müşteri memnuniyetinden satış sonrası desteğe kadar müşterilerle iletişimi sağlayacak bir personel yetiştirilmemişse instagramda yaptığınız bir paylaşımın ya da reklamın markanıza nasıl ya da ne kadar etkisi olacaktır sizce? Tüketici eski tüketici değil artık. Her şeyden her yerde fazlaca bulunan işletmeler için rekabet çok daha çetin. Kurumsal alt yapınız hazır olmadan, profesyonellerle çalışmadan başarı beklemek beyhude olacaktır. Etkili iletişim için, marka sadakati yaratmak için ve tüm bu değerlerin sürdürülebilirliği için son yapılacak şeyleri ilk başta yapmamak gerek. Sosyal medyada sadece reklam kampanyalarıyla markalaşmaya çalışmak bir şarkının son tekrar nakaratını dinletmeye benzer. Oysa ki etkili İletişim ve markalaşma son ki üç dört diye başlayan bir introsunun ve kompozisyonun olduğu şarkı gibidir.


Bunun için strateji kurulmadan oyuna dahil olamazsınız. O stratejinin hazırlanması için gerekli analizlerin yapılması ve veriler ışığında planlanması gerekir. Kurulan stratejinin uygulama sırasında yaşanacak her duruma karşı taktik geliştirebilmenin kuralı da burada saklıdır. Tüm bu çalışmaları da bütünleşik bir metotla yürütmek kısa vade de değil ama orta vade de başarıya doğru taşıyacaktır.

161 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör