• Abidin Özşahin

İşimiz amaç mı, araç mı?


Bugün baktığımızda birçok işletme günümüz bilgi çağının imkanlarından faydalanarak pazarlamadan, markalaşmaktan, müşteri memnuniyetinden dem vurarak işlerini yürütmeye çalışıyorlar. Bu güzel bir gelişme olduğu kadar, bilginin yanlış anlaşılarak kullanılması da bir o kadar tehlikeli. Normal şartlarda kurumsal şirketler profesyonellerle çalışarak bu süreçleri yürütürken, kurumsallaşma hayali kuran işletmeler de genellikle el yordamıyla bu işi çözmeye çalışıyorlar. Peki; bu kadar emek, zaman, para ne için harcanıyor? Yani ister bir işletme olun, ister kurumsallaşma yolunda ilerleyen bir şirket. Genellikle herkesin ilk amacı kâr etmek, sonraki amacı işleri bir adım daha ileri taşıyarak pazar payını artırmak, daha büyük bir üretim tesisi kurmak ya da bayilik vermek, belki biraz daha iş gücüne istihdam sağlamak. Tabi bunlar haklı beklentiler. Sizce bu beklentiler amaç mı, araç mı? Tabi ki büyük düşünenler için araç, küçük düşünenler için amaç. Şimdi diyeceksiniz, neden takıldın bu amaç ve araç kavramlarına? Takıldım; çünkü markalaşmanın, büyümenin ve itibar sahibi olmanın yolu, daha yola çıkmadan edinilmiş, hayalleri kurulmuş güçlü temel amaçlardan geçiyor. Bu söylediklerimin hepsi bir süreç hem de uzun soluklu bir süreç.

Yukarıda bahsettiğim kâr etmek, daha fazla para kazanmak herkes için aslında bir amaç gibi görünse de temel amaçtan çok sürdürülebilirlik için fayda sağlıyor. Benim bahsettiğim temel amaç; kendi cebimize girecek paradan ve edinilecek zenginlikten çok bir topluma veya insanlığa dokunan, büyük fikirlerdir. Burada sadece bir icattan bahsediyormuşum gibi algılanmasın. Güçlü temel bir amaca sahip her meslek dalından, kişi, işletme ve şirket hatta devletten bahsediyorum. Bir bakın hikayelerinin en başında Eczacıbaşı Holding, Sabancı Holding, Koç Holding ilk işletmelerini kurmadan önce neyi hayal ettiler ve neyi bir amaç edindiler? Hatta kâr amacı gütmeyen TEMA Vakfı kurulmadan önce rahmetli Hayrettin Karaca’nın amacı neydi? Ya da Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelesini başlatmadan önce amacı neydi? Bu verdiğim değerli örneklere baktığımızda hepsinin amacında topluma, insanlığa, doğaya ve ülkesine kattığı çok değerli şeyler var. Çünkü temel bir amaç başarıyı da getirir. Geçtiğimiz günlerde büyük üstad Bülent Fidan hocam sosyal medyada bir dizi önerisinde bulundu. Dizinin adı “Self Made”. Netflix için hazırlanmış dört bölümlük bir dönem dizisi. Dizinin konusu, bir çamaşırcı kadından fazlası olmayı hayal eden ve kendi saç ürünlerini satmayı kafasına koyan ama altında temel bir amaca sahip güzel bir hikaye izlemenizi ben de tavsiye ederim. Bu diziyi izleyince ve birçok gerçek girişimcilik hikayelerinde olduğu gibi yine aynı duyguya kapıldım. Pazarlama, reklam, markalaşma vs. tüm kavramlardan önce, insan bir şey yapacaksa gerçekten içselleştirdiği temel bir amaca sahip olmalı. Eğer gerçekten topluma, insanlığa hatta ülkesine faydalı olmak istiyorsa.


Büyük düşünen, büyük hayaller kuran her girişimcinin temelinde para kazanmak, pazar payını artırmak, markalaşmak birer araç. Topluma, insanlığa, doğaya ve ülkesine dokunmak ise temel bir amaç. Milyarlarca dolar harcanan reklam giderleri, halkla ilişkiler ve pazarlama çalışmaları evet bunlar markanın bilinirliğini, şirketin sürdürülebilirliğini besler; ama gerçek itibar, sahip olunan temel bir amaçta yatar.

188 görüntüleme

©All Rights Reserved 2020 By Abidin Özşahin Danışmanlık / Tüm Hakları Saklıdır.